Hoşgeldiniz, sağlığınız bizim için önemli! Cuma, 10 Eylül 2010 Anasayfam yap Favorilerime ekle  
HİPERTANSİYON (YÜKSEK TANSİYON) Özgür EKİZ
Türkiye'de en yaygın görülen sağlık sorunlarından hipertansiyon hakkında en son yapılan çalışma, hastalığın sıklığı ve yol açtığı sağlık sorunlarıyla ilgili önemli sonuçlar ortaya koydu. Bir yıldır sürdürülen hipertansiyonla ilgili bugüne kadarki en kapsamlı çalışmada, Türkiye genelinde hipertansiyonun görülme sıklığı yüzde 31.8 olarak saptandı.Yani bu Türkiye'de her iç kişiden birisi yüksek tansiyon hastası demektir.

 

HİPERTANSİYON (YÜKSEK TANSİYON)

Türkiye'de en yaygın görülen sağlık sorunlarından hipertansiyon hakkında en son yapılan çalışma, hastalığın sıklığı ve yol açtığı sağlık sorunlarıyla ilgili önemli sonuçlar ortaya koydu.
Bir yıldır sürdürülen hipertansiyonla ilgili bugüne kadarki en kapsamlı çalışmada, Türkiye genelinde hipertansiyonun görülme sıklığı yüzde 31.8 olarak saptandı. Yani bu Türkiye’de her üç kişiden birisi yüksek tansiyon hastası demektir.

Kontrole giden çok az saptandı..
- Hipertansiyon hastası olup kan basıncı yeterli kontrol edilenlerin oranı sadece yüzde 21. Bu da, 5 yüksek tansiyonu olan kişiden 4'ünde kan basıncı kontrolünün yeterli yapılmadığını gösteriyor.
- Vücut ağırlığıyla( şişmanlık) kan basıncı arasında kesin bir sonuç saptandı.

- Tedaviye başlayan hastaların bir yıl sonunda yüzde 30 - 60'nın tedaviyi bıraktığı saptandı.

Hangi organlar riskte?
Hipertansiyon pek çok organa hasar vermektedir. Böbrekler ve kalp en çok etkilenen organlardır. Hipertansiyon kalp, beyin, böbrek, göz gibi çok önemli hedef organlarda sorun yaratır; çünkü tüm damarları etkileyen bir hastalıktır ve bu organlar damardan en çok beslenen organlardır. Hipertansiyon belirtisiz bir hastalıktır, ama belirti verdiğinde çoğunlukla iş işten geçmiştir. Kişilerin tansiyon yüksekliği olduğu süre arttıkça hipertansiyonun böbrekte yaptığı hasar örneğin 20 yıl sonra gözle görülür hale gelir. Felç, kalp krizi, böbrek yetmezliği olarak belirti görmek istemiyorsak kan basıncı çocuklar da dahil yaşam sürecinde belirli aralıklarla kan basıncı ölçtürülmeli. Örneğin kan basıncınız 110 - 70. Bir yıl sonra ne oldu diye bir daha baktırın. Eğer rakamlar yukarı doğru yükseliyorsa daha sık ölçtürün ve tedbir alın.

'Fast food'a ve tuza çok dikkat!

Hipertansiyon ile beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi ve dikkat edilmesi gerekmektedir. Hipertansiyona karşı işlenmiş gıda tüketimi, fast food yeme alışkanlığı, tuzlu gıdalar ve yemeklere tuz ilavesi önemli ölçüde azaltılmalıdır. İnsanda günlük tuz tüketimi ortalama 8 gramdır. İşlenmiş gıda ve fast food türü besin tüketenler, tadına bakmadan yemeğe tuz ekleyenler 15 gram civarında tuz tüketir. Yaş arttıkça tuza duyarlılık da artar. Aslında tuz eklenmeden de vücudun ihtiyacı olan tuz, besinlerle doğal yollardan alınır. Besinlerde tuz gizli olarak bulunur. Tuzu kullanmadan besinlerden alma oranı yüzde 70'tir. Turşu, tarhana, salça gibi besinlerde tuz oranı çok yüksektir. Sebze, meyve, bol lifli gıdaları tüketenlerde ise kan basıncı daha düşüktür. Hipertansiyon tedavisinde verilen diyette tuz tüketiminin azaltılması ve günde 6 gramın altında tuz alınması önerilir. Normalde günde 3 - 4 gramdan fazla tuza ihtiyacımız yoktur. Tuz tüketiminin azaltılması tek başına kan basıncında düşme sağlar. Hastaların önemli bir kısmının ilaç tedavisine ihtiyacı kalmaz. Kolalı içecekler, maden suları da yüksek tuz içerir. Sadece tansiyonu yüksek hastaların değil, kan basınçları 120 - 139 / 80 - 89 mm - Hg olan kişilerin de diyetlerinde tuz kısıtlaması yapması önerilmekte. Az tuzlu beslenme, yaşam tarzı haline getirilmelidir.

Sarmısak tansiyon yüksekliğinde etkili midir?
Tansiyonun yükselmesi ya da düşmesi anında halk arasında sıkça kullanılan tuzlu ayran içilmesi ya da sarmısak yenilmesi gibi yöntemler çok fazla etkili olmamaktadır. Tedavi amacıyla kullanılmamak kaydıyla limon suyunun kan basıncını düşürücü etkisi saptanmıştır.

Yüksek tansiyonun kriteri nedir?
Tansiyon için büyük 120 küçük 80 ve altı idealdir. Ancak ilaç tedavisine büyük 140 küçük 90 ‘ ın üzerine çıktığında başlanır. Şeker, böbrek hastalarında, beyin ve kalple ilgili sorun yaşandıysa tedavi için sınır 130 - 80'dir. Ailede varsa 120 - 80'den itibaren tedaviye başlanmalı ve hasta yakından takip edilmeli. Tedavi sadece ilaç kullanmak değildir. Yaşam tarzı değiştirilmeli, sigara, alkol, tuz kısıtlanmalı, kilo verilmeli, egzersize başlanmalıdır.

27 Ocak 2010, Çarşamba 14:53 Bu yazi 116 defa okundu
HALİS ATTİLA ÖZLER
Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nde genel kadın sağlığı, menopoz-osteoporoz, doğum öncesi nitelikli gebelik izlemi, riskli
Hastanemizi tanıyor musunuz?


 
    Diğer röportajlar:
    Copyright © 2009 İzan Özel Sağlık Hastanesi - İzan A.Ş.
    Sitemizdeki bilgilerin her hakkı İzan Özel Sağlık Hastanesi'ne ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
    Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri